Como 1907'nin Avrupa Gecesi: Leipzig Karşısında 4-1'lik Bir Ders
Giuseppe Sinigaglia'da 10 Eylül 2026 akşamı, saat 22:00'de başlayan UEFA Champions League 1. hafta mücadelesinde Como 1907, RB Leipzig'i 4-1 mağlup etti. Tribünde olan biri olarak söylüyorum, bu skorun altındaki hikâye sahada daha da net okunuyordu.
Como'nun bu maça nasıl geldiğini hatırlamak gerekiyor. Sezon başından beri Sinigaglia'da oynadığı futbol, sadece sonuçlarla değil, oyun ritmiyle de dikkat çekiyordu. Cesc Fabregas'ın elinde şekillenen bu takım, topu ayağında tutmayı seven, sabırlı bir yapı kurmuş durumda. Leipzig gibi yüksek tempolu bir ekibe karşı bu sabrın ne kadar işe yarayacağı maç öncesi en büyük soru işaretiydi. Cevabı ilk yarıda fazlasıyla net aldık.
İlk Yarı: Baturina'nın Açtığı Kapı
Maçın hemen başında, 2. dakikada Willi Orbán'ın sarı kart görmesi, Leipzig savunmasının ne kadar gergin başladığının ilk işaretiydi. Orbán gibi tecrübeli bir stoperin bu kadar erken kart görmesi, o gün Como'nun baskısının Alman ekibini psikolojik olarak da yorduğunu gösteriyordu.
15. dakikada Martin Baturina sahneye çıktı. Hırvat orta sahanın ceza sahası çevresinde topu alıp bitirdiği o pozisyon, Sinigaglia'nın o akşamki ilk büyük patlamasıydı. Baturina sadece gol atmadı, oyunun temposunu da eline aldı. 24. dakikada Christopher Nkunku'nun sarı kartı, Leipzig'in orta sahada Como'yu durdurmakta zorlandığının göstergesiydi.
38. dakikada Baturina bu kez asist yaptı ve Anastasios Douvikas skoru 2-0'a taşıdı. İlk yarı bittiğinde tribündeki his şuydu: Bu takım sadece savunmaya çekilip skoru korumaya çalışmayacak, oyunu oynamaya devam edecek.
İkinci Yarı: Nico Paz'ın Yönettiği Oyun
47. dakikada Nico Paz'ın sarı kart görmesi, ikinci yarının ne kadar çekişmeli geçeceğinin habercisiydi. Ama Paz bu kartın altında ezilmedi. 54. dakikada Assane Diao Diaoune'a yaptığı asist, onun bu takım için ne kadar kritik bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. Skor 3-0.
Leipzig 58. dakikada Andrija Maksimović ile bir gol buldu, Nkunku asist yaptı. O an tribünde kısa bir sessizlik oldu, çünkü Leipzig'in geri dönüş potansiyeli bilinen bir şey. Ancak 64. dakikada Ezechiel Banzuzi'nin sarı kartı, Leipzig'in ritmini kaybettiğinin işaretiydi.
90. dakikada Maximo Perrone, Nico Paz'ın asistinde skoru 4-1'e getirdi. Bu gol, maçın sonucunu değil, Como'nun bu seviyede ne kadar cesur oynayabildiğini tescilledi. 94. dakikada Perrone'un sarı kartı, maçın son anlarındaki mücadelenin sertliğini yansıtıyordu.
Como'nun Oyun Kimliği
Bu maçta dikkatimi çeken şey, Como'nun sadece skorla değil, oyun planıyla da Leipzig'i geçmesiydi. Baturina, Douvikas, Diao Diaoune ve Nico Paz dörtlüsü, Avrupa'nın en tempolu takımlarından birine karşı topu istedi, aldı ve kullandı. Leipzig'in Nkunku ve Maksimović üzerinden ürettiği pozisyonlar ise yalnız kaldı.
Como 1907'nin bu Avrupa serüveni, kulübün son yıllardaki yükselişinin bir devamı niteliğinde. Serie A'da kurduğu kimliği Şampiyonlar Ligi sahnesine taşımak, İtalyan futbolu adına da dikkat çekici. Sinigaglia'nın atmosferi ise bu takımın en büyük kozlarından biri, o akşam bunu bir kez daha gördük. Huggabet üzerinden maç takvimini takip edenlerin de benzer bir hisle ayrıldığını tahmin ediyorum, çünkü bu tür bir gece futbolu izleyen herkesin hafızasında kalır.
Sorumlu Oyun Hatırlatması
Futbolun keyfi sahada kalır; her türlü bahis ve şans oyunu faaliyeti 18 yaş ve üzeri içindir, bütçenizi ve limitlerinizi önceden belirlemek en sağlıklısıdır.
Sizce Dönüm Noktası Neydi?
Maçın dönüm noktası sizce Baturina'nın 15. dakikadaki golü müydü, yoksa Nico Paz'ın 54. dakikada Diao Diaoune'a verdiği o asist mi? Ya da Orbán'ın 2. dakikada gördüğü sarı kartın yarattığı psikolojik etki mi belirleyiciydi? Yorumlarda fikrinizi paylaşın, bu Como'nun grupta ne yapabileceğini birlikte tartışalım.