Bayer Leverkusen 2-0 Celje: Kendi Kalesine Gol ve Medina ile Açılış Galibiyeti
UEFA Europa League'in ilk haftasında Bayer Leverkusen, 16 Eylül 2026 akşamı saat 22:00'de Celje'yi konuk etti. Ben de o akşam ekranın karşısına geçtim, çayımı koydum ve maçı baştan sona izledim. Ortada çok net bir favori vardı ama Avrupa kupalarında ilk hafta maçları her zaman bir başka olur, o yüzden temkinliydim.
İlk Yarı: Erken Gelen Gol ve Ritmin Değişmesi
Maçın başında Leverkusen topa sahip olan taraftı, Celje ise kendi yarı alanında disiplinli bir blok kurmuştu. İlk dakikalarda ev sahibinin pas trafiği akıcıydı ama ceza sahası çevresinde son dokunuşlar eksik kalıyordu. Sonra 15. dakikada beklenmedik bir an yaşandı: S. Seslar'ın kendi kalesine gönderdiği top filelerle buluştu ve Leverkusen 1-0 öne geçti. O golden sonra tribündeki hava tamamen değişti, oyuncuların omuzlarındaki gerginlik bir anda kayboldu.
Celje bu golden sonra biraz daha cesaretli çıkmaya başladı. Topu birkaç kez kanatlara taşıdılar, hatta birkaç korner kazandılar ama Leverkusen savunması pozisyonları olgunlaşmadan kesti. İlk yarı boyunca ev sahibi, topa sahip olma oranında açık ara üstündü. Yine de skor sadece 1-0'dı ve bu tür maçlarda tek gollük fark her zaman tedirgin edici olur.
İkinci Yarı: Medina'nın Golü Kapıyı Kapattı
İkinci yarıda Celje biraz daha yüksek basmaya çalıştı. Bir ara beraberlik golü kokusu geldi gibi oldu, kalecinin müdahalesiyle savuşturulan bir pozisyon hatırlıyorum. Ama Leverkusen oyunun kontrolünü hiç elden bırakmadı.
74. dakikada maçın kaderi netleşti: A. Garcia'nın ortasında F. Medina topu ağlara gönderdi ve skor 2-0 oldu. Bu gol, Celje'nin direncini kıran andı. Garcia'nın asistindeki zamanlama gerçekten yerindeydi, Medina da bitiricilikte tereddüt etmedi. O dakikadan sonra Leverkusen oyunu tamamen kendi temposunda götürdü, kalan dakikalar büyük bir heyecan barındırmadan tamamlandı.
Maçın Öne Çıkanları
Seslar'ın talihsiz kendi kalesine golü, maçın seyrini en baştan belirleyen an oldu. Medina ise attığı golle skoru garantileyen isimdi. Garcia'nın asisti de oyunun kilit anlarından biriydi; topu doğru yere, doğru zamanda gönderdi. Genel olarak Leverkusen, topa sahip olma ve pozisyon üretme açısından maçın hâkimiydi. Celje ise ilk haftada deplasmanda zor bir rakip karşısında elinden geleni yaptı ama sonuç istediği gibi olmadı.
Bu tür Avrupa kupası gecelerini takip etmek benim için ayrı bir keyif. Huggabet üzerinden maç takvimini ve öne çıkan karşılaşmaları takip ediyorum, hafta boyunca hangi maçların oynanacağını görmek planımı kolaylaştırıyor.
Kısa Bir Hatırlatma
18 yaş altı okuyucularımız için bu tür içerikler uygun değil; ayrıca bahis ya da oyun söz konusu olduğunda mutlaka önceden bir bütçe ve limit belirlemek, o sınırın dışına çıkmamak gerekiyor.
Sizce bu maçın dönüm noktası neydi? 15. dakikadaki kendi kalesine gol mü, yoksa Medina'nın 74'teki golü mü oyunu tamamen kapattı? Yorumlarda görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.